Küçük ama şirin mi şirin atölyem,

Blog’un bir şekilde çöktüğünü daha söylemiştim bende tek tek yeniden geçmişi toparlamaya çalışmak yerine madem her şey sıfırdan olacak o halde hayatımdaki yeniliklerden küçük girişimlerimden bahsetmek daha doğru olacaktır diye düşündüm .

Başlangıçtan beri  evimin bir köşesinde  çalışmalarımı yapıyordum; ta ki  annemin “Evin her yeri senin eşyaların la dolu, her şey üzerime, üzerime geliyor ,artık kendine uygun bir yer tut ve taşı  ” demesi ile atölye için yer kiralama arayışı başlamış oldu, zaten uzun süreden beri niyetim vardı ama kendimi çokta sıkmıyordum .

Tesadüfün böylesi o arada  evimin karşısında daha önce depo olarak kullanılan küçük dükkan boşalmış ve site sakinleri kiracı konusunda seçici olmaya çalışıyor , malum artık güven konusunda hepimiz sıkıntılıyız neyse benim kendim için çalışma atölyesi yapacağımı duyunca önceliği bana verdiler.

Ev öyle ferahladı ki Anneme ne kadar  çok hak verdiğimi belirtmem gerek  . Atölyede eksiklerim var ama zamanla onları da tamamlayacağım küçücük  sevimli bir yer oldu . Böylece annemin uzun zaman önce ben her yeri boya yapıyorum diye kaldırdığı halı ve diğer eşyalar da evde yeniden yerlerini alacaklar .

Havalar malum, Mersin yani fazla söze gerek yok klimasız olunca dayanmak neredeyse mümkün değil hal böyle olunca düzenli bir çalışma ortamına geçemedim ,laf aramızda annemse hala benden tam olarak kurtulabilmiş değil onuda bir sonraki yazımda paylaşayım bari 🙂

20160501_180657 20160501_180714 20160501_180725

Tabi bu arada atölyemin küçük bir müdavimi de var sevgili  Ecem beni hiç yalnız bırakmıyor hemen yanıma geliyor oda kendi projelerini çalışmaya koyuluyor  hatta evlerimiz karşılıklı olduğundan o ısrar ediyor bazı zamanlar hadi atölyeyi aç çalışalım diye şirin mi şirin bu küçük hanım 🙂

20160508_155406 20160508_160121 20160508_161836

KILIÇ USTASI

Belki bir çoğunuzun bir şekilde bildiği bu hikayeyi bende çok severim . Ücret belirleme ustalık ister , bende İK (İnsan Kaynakları) kökenli olduğum için ücret politikası, Piyasadaki aktörlerin verdiği ücretlerin belirlenmesinden tutun, kurumun finansal hedeflerinin incelenmesi ve aday beklentilerinin ücretlerinden, bir ürünün değerinin belirlenmesine kadar . Sizlerle bir kezde bunu kendi blogum da paylaşmamın sebebi benim gibi el yapımı ürünler yapan birçok kişinin sesi olmak aslında,  hazır ürünlerle ,toptancılarla kıyaslanan, nasıl yapıldığını tam olarak bilmedikleri ürünün değeri hakkında pazarlık ederek küçümseyenler için. Hikaye, bildiğim kadarıyla anonim olmakla birlikte bir internet sitesinde tamamını buldum. Etik ilkelere bağlılık gereği aşağıda kaynak sitenin adresini bulabilirsiniz;

 

Kılıç Ustası
Ak sakallı kılıç ustası, oturduğu geniş minderden kalfa ve çıraklarının çalışmalarını dikkatle izliyordu. Harlı fırında korlaşan çeliğe şekil veren genç eller, ustanın öğretisini yansıttıkça yaşlı kılıç ustası keyifleniyor, uzun yıllar yanında çalışan genç insanlara mesleğinin inceliklerini öğretmenin mutluluğunu yaşıyordu.

Bilmekteydi ki bu dünyadan göç ettikten sonra bile ustalığı bu genç insanlarda yaşadığı sürece ismi de kendisi de yaşayacaktı.

Genç savaşçı, kılıç atölyesine telâşla girdiğinde, atölyede çalışanlar yoğun çalışmalarına devam etmekteydiler. Başlarını işlerinden şöyle bir kaldırıp müşterilerine saygıyla baktılar ve tekrar işlerine geri döndüler. Genç savaşçı, bu davranışlardan muhatabının yaşlı usta olduğunu anlamıştı.

Ona doğru yöneldi. Ustaya saygıyla yanaştı:

– Son cenk çok zorluydu, dedi yamulan kılıcını göstererek de devam etti. Tezden kılıcımı tamir ettirmek istiyorum.

Usta, gönyesi bozulmuş kılıcı dikkatlice aldı; bir uzaktan bir yakından, farklı farklı açılardan küçük dokunuşlarla defalarca

 inceledi, inceledi. Genç adam, bu uzun tetkik sürecini sessizce bir kenarda izlerken, bir taraftan ustanın yüzünden sonuçlan anlamaya, diğer taraftan da sabırsızlığını göstermemeye çalışıyordu.
Oldukça uzun bir süre sonunda usta nihayet kılıcı minderin yanına koydu ve savaşçıya dönerek:

– iş, ustalık gerektiriyor. Diğer tamirlerden farklı bir yöntem uygulayacağım. Hem pahalı, hem de riskli. Kabul eder misin?
Genç savaşçının yüzü, ustanın sözleriyle aydınlandı.

– Razıyım, yeter ki kılıcım istediğim gibi olsun, dedi.
Yaşlı usta, kılıcı oturduğu minderin altına yerleştirdi, oturuş biçimini değiştirerek ve farklı hız ve ritmlerle iki kez oturup kalktı.

Genç adam, şaşkınlıkla ustanın ne yapmaya çalıştığını anlamaya çalışıyordu. Usta, kılıcı kendisine uzattı. Kılıç düzelmişti.

Genç adam, kılıcına şöyle bir baktı, havaya savurdu. Dengesini hissetti ve rahatladı.

– Ne kadar ödeyeceğim?

Usta, sakalını sıvazladı, kendinden emin bir tavırla:

– Yirmi altın akçe, dedi.

Genç adam şaşırdı, sonra birden hiddetlendi:

– Ama usta, yapılan işin tamamı iki darbe. Bu parayla yeni bir kılıç alınır! Yirmi akçeyi ödemek istemiyorum. Hem bu kadarını ben de yaparım. Ne emek ne sermaye harcadın.

Yaşlı usta sakince genç adamı dinledi. Kılıcı tekrar minderin altına koydu. Eski yamuk hâline getiren iki darbeyi oturup kalkarak vurdu. Kılıcı savaşçıya uzattı.
Genç adam, bu sefer daha çok kızdı.

”Ben de yaparım.” diye düşündü. Kılıcı hırsla çekip aldı. Yandaki konuk minderine oturup iki darbelik oturdu ve kalktı. Sonra muzaffer bir komutan edasıyla minderin altındaki kılıcı çekti. Gözlerine inanamadı. Ata yadigârı kılıç ortadan ikiye bölünmüştü. Çaresiz gözlerle ustaya döndü.

Usta, savaşçıya:

– Ödemeni istediğim bedel iki darbe değil, 30 yıllık birikimdi evlât, dedi.

Kaynak: http://www.sayginnlp.com/tr-TR/Blog/basari/basari-hikayesi–kilic-ustasi-96/

 

….Bugün; Sevmek için, inanmak için, yapmak için ve çokça yaşamak için doğru gündür.

Yılda , hiçbir şeyin yapılamayacağı sadece iki gün vardır.

Birine dün denir ,diğerine ise yarın.

Bu nedenle bugün; sevmek için, inanmak için, yapmak için ve çokça yaşamak için doğru gündür.

Dalai Lama

Sevgili dostlar Dalai Lama nın her kelimesine katıldığım bu cümlesi ile sizlere yeniden Merhaba demek istedim blog sayfam uzun bir süredir hacker saldırıları sebebi ile maalesef aktif değildi,  verileri kurtarmak için arkadaşlar bir hayli uğraştılarsa da geldiğimiz nokta her şeyi yeni baştan oluşturmak gerektiği üzerine oldu.

Eh bende bu andan itibaren yavaş yavaş güncellemeler yaparak sizlerle  beraber olacağım, inanıyorum ki bu uzun süren ayrılık beraberinde çok daha güzel projeleri paylaşımları getirecek ,

Hadi yeni başlangıcı ;yaptığım yağlı boya,akrilik ve spatula çalışmalarımdan oluşan tablolarımla yapalım ne dersiniz

 

 1881_381465115370619_4432143881678773064_n 11146366_372754359575028_117861970668874886_o                                74991_466145946902535_6482243257496359349_n12494757_475113039339159_2278353009287194829_n 12512581_475113059339157_7693612529568889878_n

12122476_447168375466959_490136322085340478_n 12115904_447168348800295_8693822250958601005_n    11162207_378632532320544_6958122619627941915_n 10924828_372752942908503_2766213732936462518_o11121790_372752966241834_4432228946511665447_n

Galeri-1

deneme portfolio
Lütfen Dil Seçiniz.

Mersin’de Hava

MERSİN

E-Katalog

Çalışmalarımı buradan görebilirsiniz.

Kategoriler

Takip Ettiklerim

Blog Ziyaret